Ekonomik verilerin alt üst olduğu doların euronun ve altının rekor kırdığı bir sürecin sonunda 9 günlük bayram tatili ile meydanlar boşaldı metropoller kısmende olsa ıssız kaldı. İBB belediye başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptali ve arkasından gelen tutuklama milyonları sokağa dökmüştü. Yaklaşan Ramazan bayramı iktidar için bir kurtuluş olarak öne çıktı.
Meydanlara inen üniversiteli gençlerin tepkileri CHP'nin Saraçhanede düzenlediği mitingler iktidar için ciddi uyarılar içerse de iktidar bunları anlamamazlıktan gelmeye, süreci başka noktalara çekerek farklı taktikler izleyerek söndürmeye çalışsa da başarılı olamamıştı. İşte böyle bir zamanda haftanın başına yani pazartesi ve salıya gelmesine rağmen Ramazan Bayramı'nı 9 güne çıkartarak önemli bir rahatlama elde etti.
Peki bundan sonra süreç ne olacak?
İşte bu hala belirsizliğini koruyor...
AKP ve MHP yanına DEM'i alarak sokaklarda DEM'siz bir süreç atlattılar.
Kayyumlar genelde DEM'e kısmende CHP'ye atansa bile iktidar kontrollü ve zamanlı DEM'i çoktan demlenmeye bırakmış olgunlaşmayı bekleyen kükürt salınmış meyve misali tava gelmesini bekliyor....
CHP ise aldığı karar ile meydanları ısıtmaya her hafta sonu bir ilde hafta içi ise Türkiyenin mega kenti İstanbul'un bir ilçesinde miting yaparak iktidarı hem seçime hemde aldığı kararlardan dönmeye milleti de olaylara dikkat çekmeye tabanını da motive etmeye çalışacak..
Peki boykot ne durumda?
CHP'nin gerek Saraçhane gerekse Maltepe mitingini vermeyen tv kanallarına yönelik olarak başlattığı boykot nasıl bir duruma evrilecek? Başarılı mı olacak yoksa yeni sonuçlar mı doğuracak? Bunu bekleyip göreceğiz. Bu boykot çağrısı geçmişte gerek AKP'nin gerekse bir önceki CHP genel başkanı Kemal KILIÇDAROĞLU'nun CNNTURK'ü izlemeyin çağrısı olan tv izlemeyin ya da gazetesini almayının ötesinde bir boykot çağrısı olmasıdır...
Şahsi görüşüme gelince bu kadar geniş bir alana yayılan etkileri ise iktidar açısından zayıf gelecekte muhalefet açısından oldukça ciddi sonuçları olacağını düşündüğüm boykotu bu kadar geniş bir alanda yapılmasını doğru bulmuyorum.
CHP genel başkanı Özgür ÖZEL yaptığı boykot çağrısı ile geçmiştekileri gölgede bırakan bir boykota imza atmıştır. Bu tv kanallarının sahibi olduğu tüm işletmeler, reklam verenler bu boykotun içine dahil edilerek geniş bir kesimi etkileyecek bir çağrıda bulunmuştur.
Ama unutulan gerçek ise karşımızda tüm devlet algısını yok etmiş tüm yetkileri elinde toplamış, söylediği fermana dönüşen tek adamın emrinde devlet gücü ile hareket eden bir iktidarın olduğudur.
Şimdiye kadar iktidar cephesinden bu boykot ile igili sözcü vekil ve gazeteciler dışında ciddi bir açıklama ya da eylem gelmemiş olması sevindirici de olsa gelecek günlerde Erdoğan'ın nasıl bir tepki vereceği ise hala belirsizdir.
Özellikle kırsalda küçük il ve ilçelerde AKP genel başkanı ve cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CHP'ye yönelik bir boykot çağrısı hayatı felç edebilir. Bu çağrının Erdoğan'dan gelmesi halinde özellikle iktidara yaranmak isteyen bürokratların kamu kurumu müdürlerinin CHP'li olarak bilinen iş adamı müteaahit ve esnaflarına yönelik uygulayacağı boykota devlet kurumlarının girmesi ödemeleri geciktirmesi ya da iş vermemesi CHP'li olanlara büyük zarar verebilir. Bu nedenle çok düşünülerek ve sınırlı sayıda yapılması gereken boykotun bu kadar geniş bir alana yayılması, gelecekte tehlikeli sonuçlar getirerek CHP'de tabanın kaybetmesine desteğin azalmasına haklı olduğu bir noktada seçime daha çok zaman varken ciddi kayıplar yaşamasına yol açabilir.
Unutulmamalı ki, bu millet geçmediği köprünün, gitmediği hastanenin, uçmadığı havaalanın parasını ödüyor ve ödemeye hala devam ediyor. Kısacası iktidar bu gün bu boykot nedeni ile zarar gören yandaşlarının zararını bir şekilde ve bunu yine halkın sırtına yükleyerek amorti eder öder. Amma CHP kendine gönül veren ve bugüne kadar bu iktidarla mücadele eden, demokrasi diyen, esnafın, müteaahitin kısacası devletle işi olan kesimlerin uğrayacağı zararı amorti edebilir zararını karşılayabilir mi?
İşte siyasi sorumluluk tabanının uğrayacağı zararı da düşünmektir. Umarım ve dilerim ki; iktidar devletin gücünü buna dahil etmez ederse de CHP umarım yaptığının farkındadır ve bu zararı karşılayacak gücü vardır....
Kısacası iktidar yandaşlarının zararını hazineden amorti eder, üstünü kapatır, yeni vergiler yükler ve vatandaşa ödetir. Kendisi de oturur kahvesini içer. Tek adamın devlet ciddiyetini kaybedip iki dudağının arasından çıkacak bir cümle nelere mal olur, bu düşünüldü mü? Böyle bir şey olur mu bilinmez ama koltuğunu kaybetme korkususu yaşayan birinin neler yapabileceğini tarih her zaman göstermiştir. Muhalefet umarım bununda hesabını yapmış kendi söyledikleri gibi tek adam iktidarına bu güne kadar demokrasi Atatürk diyerek yanında duran kendi destekçilerini kurban etmez ve dilerim ki iktidar da böyle bir yanlışa düşmez...